Obezite ve Egzersiz



Obezite ve çok kiloluluk, kardiyovasküler sistem hastalıkları, hipertansiyon, tip 2 diyabet, safra taşları, kolesistit, osteoartrit, birtakım kanser türleri, solunum disfonksiyonları, uyku apne belirtisi ve birtakım psikolojik problemler gibi vakitğen hastalıklar ile temaslı bulunması sebebiyle mühim bir toplumsal sıhhat bozukluğudur. Yağ dokusunun çoğunluğu kadar dağılımı da mühimdir. Abdominal obezite yani bedenin karın bölgesinde yağ dokusu birikimi giderek ehemmiyet kazanan bir risk göstergesidir.

Obezite tedavisinde amaç; beden ağırlığının azaltılması, uzun dehemmiyetde beden ağırlığının makul düzeyde tutulması, daha çok kilo alımının önüne geçilmesi ve kilo alınması ile meydana çıkabilecek başka hastalık risk etmenlerinin denetimidür. Kilo kayıbı sağlamadadeneyimli ekip doğrulusunda hazırlanmış diyet, davranış ve egzersiz uygulaması ile belirlenmiş amaçler, hastanın genel değerlendirilmesi ve derli toplu izlem çok mühimdir.

Kilo vermeye yönelik teknikler:

A)    Diyet  B) Davranış tedavisi  C) Egzersiz  D) İlaç tedavisi E) Cerrahi tedavidir.

Egzersiz Tedavisi

Egzersiz, kilo kayıbı uygulamasının vazgeçilmez öğelerinden biridir. Egzersiz, kilo kayıbını sağlamada ve makul kilonun sürdürülmesinde tavsiye edilen bir tedavi teknikidir.

Obezite gelişiminin başlıca sebebi enerji kullanımına oranla enerji alımındaki çoklıktır. Egzersizin eklenmesi obezite tedavisinde faydalı bir stratejidir. Vücut ağırlığını azaltmaya yönelik bütün uygulamalar egzersiz içermelidir. Egzersiz yalnızca obezitenin ve metabolik risk faktörlerinin önlemesinde değil aynı vakitte fiziksel zindelik (fitness)  yönünden dayanıklılık, kuvvet ve esneklik performansını geliştirmede etkilidir.

Fiziksel etkinlik, iskelet kaslarının kasılması neticesinde üretilen, bazal düzeyin üstünde enerji harcamayı gerektiren bedensel hareketlerdir.Her türlü kas faaliyetlerini amacıylae alan geniş anlamlı bir terim olup günlük hayat etkinliklerinden detaylı spor faaliyetlerine dek geniş bir kısmı kapsar (Bahçe işleri, yük taşıma, basketbol, futbol gibi spor etkinlikleri vb.)

Egzersiz, planlı, oluşturulandırılmış, istemli, fiziksel zindeliğin bir ya da bir kaç sebebini (kardiyovasküler (aerobik) fitness, kas kuvveti ve dayanıklılığı, esneklik ve beden kompozisyonu) geliştirmeyi amaçleyen sıksık etkinliklerdir. Yani egzersiz zinde olma, fiziksel performansı artırma, kilo denetimi ya da sıhhatli olma gibi hedefe yönelik, uygulamalı fiziksel etkinliklerdir.Obez hastalara şahsa özel olarak hazırlanmış bir “Egzersiz Reçetesi” yazılmalıdır. 
Share:

Obezite ve Diyabet


Obezitenin Türkiye'de yaygınlaşmasıyla halk arasında 'Şeker Hastalığı' olarak bilinen diyabet sadece orta yaş ve üzerini değil, geç kuşağıda risk altına alan bir hastalık olmuştur. Uzmanlara göre çağımızın en tehlikeli hastalığı olan obezite ile diyabet arasındaki ilişkiden dolayı, obeziteye karşı savaş açmaya mecbur olduğumuz zorunluluktur.
Gelişen dünya ile birlikte insanlar fast-food ağırlıklı beslenmeye yönelmesi ve hareket sahalarının kısıtlanması dolayısıyla artan obezitenin tetiklediği hastalıklardan birisi diyabettir. 
Obezite, bir yığın sağlık sorununuda birlikte getirmektedir. Özellikler Tip 2 diyabet hastalarının yüzde 80'i obez kategorisindedir. Karın bölgesinin genişliği (yağların karında toplanması)  diyabet riskini arttırmaktadır. Obezite arttıkça, insülin direnci artmakta, buna bağlı olarak diyabet oluşumu riski de artmaktadır.
Diyabet tedavisinde, kan şekeri seviyelerinin kontrolünü kolaylaştırmak için, öncelikle kilo verilmesi ve fiziksel aktivitelerin artırılması önerilmektedir. Kilo vermeyi başaran, fiziksel aktivitelerini artıran Tip 2 diyabet hastalarına verilen antidiyabetik ilaçların miktarı azalmaktadır. 

Share:

Obezite ve Hipertansiyon


Hipertansiyon, kalbin pompalama yaptığı atardamarlar içindeki kan basıncının yüksek olması demektir. Bu kan basıncındaki yükseklik zamanla kalp ve damar sistemini yıpratır. Sonrasında, damarları bozulan organların iflas etmesine sebeb olur. Bu organlar içinde göz, böbrekler ve beyin öncelikli olmak üzere, zaman içinde tüm dokular ve organlar bu bozulmadan nasibini alabilir.
Kilo alımı yağ dokusunun artmasına, artmış olan yağ dokusu da oksijen ve besin öğelerine ihtiyaç duyar. Artmış olan oksijen ve besin gereksinimi damar içi kan miktarında da artışa neden olur. Artmış kan miktarı da damarlara basınça sebeb olur. Bu yüksek basınçta hipertansiyona neden olur.
Sonuç olarak diyebiliriz ki, hipertansiyonun oluşma sebeblerinden birisi de obezitedir.
Share:

Obezite ve Kalp Damar Hastalıkları


Genellikle hayvansal gıdalarda bulunan doymuş yağlardan sürekli olarak kullanmak şişmanlığa ve obeziteye yol açabileceği gibi, kolesterol düzeyinde de artışa neden olur. Kolestrol artışı vücutta ki yağın büyük kısmı trigliserit olarak depolanmasına sebeb olur. Artmış olan yağ oranları atardamar duvarında birikmesine ve damar sertliğine neden olur. Kalp damar hastalığının oluşumunda en önemli risk unsuru olan damar sertliği inme riskini de artırır.
Kalp hastalıklarının oluşma sebebi kalp kaslarını besalyen atardamarların sertleşmesi ve daralmasıdır. Kalbi aşırı çalıştırdığımızda (merdiven çıkma, koşma gibi) kanın yeteri pompalanmaması sonucu göğüs ağrısı (anjina) oluşur. Damarlarda ileri boyutta tıkanma kalp krizine yol açabilir.
Ayrıca şişmanlık ve obezite damar sertliğini ve daralmasını hızlandırdığından beyin dokusunu besleyen atardamarlarda da daralma oluşabilir. Beyine yeterince gitmeyen kan klinik olarak inme olgusunu oluşturur. Beslenmeyen beyin dokusu işlev kaybına uğrar ve çoğu kez vücutta bir yada birkaç organda hareket yada işlev yitimi oluşabilir. Obezitede inme riski aşırı şekilde artar.
Share:

Obeziteyi Önlemek


  • Su içimi artırılmalı, tuz alımı azaltılmalıdır. Günde en az 1.5 litre su içilmelidir.
  • Harcanan enerji ve kalori alımı kontrollü şekilde yapılmalıdır.
  • Geç saatlerde yememeli. Özellikle yağlı ve hazır yiyecekler.
  • Sebze ve meyve düzenli olarak tüketilmelidir.
  • Doğal olmayan bir yağ türü olan trans yağ, sağlığımız açısından zararlıdır. Bitkisel yağa "hidrojenasyon" olarak adlandırılan bir işlemle "hidrojen" eklenmesiyle elde edilen yağdır. Trans yağlardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.
  • Karbonhidrat tüketimi azaltılmalı, protein tüketimi artırılmalıdır.
  • Evde geçirilen zaman azaltılmalı, tv mümkün aolduğunca az izlenmeli.
  • Düzenli kilo kontrolü yapılmalı.
  • Stresten uzak durulmalı, duygu değişikliğinden kaynaklanan yeme içme azaltılmalıdır.
  • Spor yapmaya çalışılmalı.
  • Şekerli, asitli ve kremalı içeceklerden uzak durulmalı
  • Mutlaka kahvaltı yapılmalı.
Share:

Türkiye'de Obezite


Dünya Sağlık Örgütü yeni yayınladığı raporda, Türkiye'yi nüfusun yüzde 32.1 i obez olmasından dolayı, Avrupa 'nın en obez ulusu olduğu için uyardı. Toplam 53 ülkede 900.000.000 civarında olan verilere göre Türkiye 'nin obezite liginde yükseldiğini tespit edildi.

Türkiye'yi, yüzde 28,9 ile Malta, yüzde 27,8 ile İngiltere ve yüzde 26,4 obezite oranıyla Macaristan takip ediyor. En düşük obezite oranı ise yüzde 14,2 ile Tacikistan oldu. Rapor, 2016 yılı ve 18 yaş üzeri verileri kapsamaktadır.

Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre obezite oranı Türkiye'de önemli bir artış göstermiştir. 1980 yılında yüzde 16.3, 1990 yılında yüzde 22,2 ve 2000 yılında yüzde 28,2 dir.

"Avrupa bölgesinde yetişkinler arasında kilolu ve obezite prevalansı yüksektir ve yükselir. Bölgedeki çoğu ülkede, şişmanlık prevalansı erkekler arasında daha yüksektir, obezite prevalansı kadınlar arasında daha yüksek iken, "WHO raporunda, 12 Eylül 'de Londra 'da başlatılan söyledi.

"2016 yılında, erkekler arasında kilolular yüzde 63, obezler yüzde 21,9 yer kaplamaktadırlar. Kadınlarda ise bu oranlar kilolular yüzde 54,3 obezler yüzde 24,5 dir. Bu oranlar 2010 yılında bildirilen değerlerden daha yüksektir.

Share:

Obezite Nedenleri


Bir yığın faktör kilo almamıza neden olabilir. Bunlar kısaca diyet, egzersiz eksikliği, çevresel faktörler ve genetikdir. Bu faktörlerden bazıları kısaca aşağıda ele alınmıştır.
Share:

Popüler Yayınlar

Son Yazılar

Sayfalar